Fifa 2010 Dünya Kupası İçin Türkçe Kaynaklar

Güney Afrika‘ da düzenlenen Fifa 2010 Dünya Kupası bugün (11 haziran) oynanan Güney Afrika Meksika maçı ile başladı. Uzun zamandır takip ettiğim bir çok portal 2010 Dünya Kupası‘ na özel sayfalar hazırladı. Yahoo, ESPN ve fifa.com’ un hazırladıkları özel sayfalar en önemli örnekleri ve özellikle fifa.com’ un sayfaları mükemmel bir tasarım sahip.

Google’ ın bile özel hazırlık yaptığı 2010 Dünya Kupası organizasyonu için elbetteki yerli bir çok portal Türkçe sayfalarla Dünya Kupası heyecanını aktarmak için hazırlıklarını yaptılar. Her ne kadar çoğusu son 20-30 gün içinde yapılmış sayfalar olsada doyurucu içeriğe sahip birkaç Türkçe kaynak mevcut.

Fifa 2010 Dünya Kupası İçin Türkçe Kaynaklar

DunyaKupasi.in

İyi bir futbol seyircisi olarak benimde Türkçe içerik arayan kullanıcılara iyi bir arayüzle, kaliteli içerikler sunmak için bir hazırlığım oldu. Yani dunyakupasi.in sitesini 2010 Dünya Kupası için ben hazırladım. Sitede takımlar, gruplar, maçlar, haberler ve kupa arşivi kategorilerinde ayrıntılı ve organize bir içerik oluşturmaya çalıştım.

Siteyi hazırladığım dönemde yeterince Türkçe kaynak yoktu ve bu siteyi yapma fikrim buradan doğdu. Sitenin tüm yapısını tek başıma, uzun ve yorucu bir dönemin ardından hazırlayabildim. Bir çok eksiği olmasına karşın yeterince organize ve kaliteli bir site olduğunu düşünüyorum, umarım sizde beğenirsiniz.

2010 Dünya Kupası ile ilgili gelişmeleri dunyakupasi.in‘ in Facebook sayfasından, Friendfeed ve Twitter hesaplarından takip edebilirsiniz.

Goal.com Türkiye 2010 Dünya Kupası sayfası

Bir çok dilde futbol içerikli yayın yapan Goal.com’ un Türkiye servisinin 2010 Dünya Kupası için hazırladığı Türkçe sayfalar oldukça iyi. Dünya Kupası için özelleştirilmiş arayüzü ve çok sık güncellenen içeriği ile çok kaliteli bir kaynak. Goal.com’ un futbol sitesi olmasının tüm avantajlarını 2010 Dünya Kupası sayfalarında arkalarına alan Türkiye servisi oldukça kaliteli ve ayrıntılı haberler sunuyorlar. Sitenin biraz yavaş yüklenmesi tek eksisi sanırım.

Ajansspor.com 2010 Dünya Kupası sayfası

Uzun zamandır var olan Ajansspor’ un 2010 Dünya Kupası kategorisindeki haberler sayfasının yakın bir zamanda özelleştirilmiş bir arayüze geçmesiyle daha kaliteli bi sunuşu oldu. Spor haberleri sitesi olan ajansspor.com’ un Dünya Kupası için hazırladığı sayfalar şuan ziyaretçilerine stadyumlar, maçlar, etkinlikler ve kupa ile ilgili ayrıntılı haberler sunuyor.

Sporx.com 2010 Dünya Kupası sayfası

2010 Dünya Kupası için hazırlanan bir özel sayfada sporx.com’ un sayfası. Haberler, stadyumlar, puan durumu, fotoğraflar ve video galerilerle ayrıntılı içerik sunan sporx.com’ un sayfalarının bir eksisi sayfa çok geç yükleniyor. Şuan ana sayfada 5 reklam görünüyor, bir çok görsel ve video dosyasıda bulunana site biraz can sıkabiliyor. Lig maçlarında olduğu gibi sporx.com Dünya Kupası için canlı maç anlatımları yapıyor. Ayrıca 2010 Dünya Kupası için bir de e-dergi hazırlanmış.

Fanatik 2010 Dünya Kupası sayfası

Fanatik Gazetesi’ nin kısa bir süre önce yayına başlayan 2010 Dünya Kupası özel sayfası yine kupa için özelleştirilmiş arayüzüyle ziyaretçilerine kupa ile ilgili gelişmeleri sunuyor. Fanatik’ in canlı maç anlatım servisi kupa maçlarını izleme fırsatı olmayan ziyaretçiler için çok faydalı oluyor. Fanatik gruplar, takımlar, fikstür gibi 2010 Dünya Kupası ile ilgili ayrıntılı bir içeriğe sahip.

Biri benim hazırladığım, eksikleri olmasına karşın 2010 Dünya Kupası için özel hazırlanmış en kaliteli Türkçe kaynaklar bunlar.

Sadece 5 tane mi diyebilirsiniz. Hayır elbetteki çok fazla site var ancak en iyiler olduğunu düşündüklerimi yazdım. Bir çok portal ve spor sitesi de Dünya Kupası için içerik hazırlıyorlar ancak dediğim gibi benim takip ettiğim ve beğendiklerim bunlar.

İyi seyirler . . .

Euro 2016 ve Platini’ nin Eli

Euro 2016 ve Platini' nin Eli

UEFA Başkanı Fransız Platini, Euro 2016′ ya Fransa’ nın evsahipliği yapacağını açıkladı. Bunu herkes zaten okudu, duydu ve izledi.

Henry’ nin “eliyle” 2010 Dünya Kupası’ na son anda katılan Fransa takımı, Fransızları hiç memnun etmemişti. Fransızlar bu memnuniyetsizliklerini çeşitli mecralarda, anketlerde, forumlarda ve haber sitelerindeki yorumlarda belirtiyorlar zaten. Örneğin 2010 Dünya Kupası ile ilgili bir ankette Fransızlar yüzde 27 oranında “Fransa Milli Takımı’ nın 2. tura yükselebileceği” yönünde görüş bildirmişti.

Görüşlerini açıklamaktan sakınmayan Fransızlar’ ın son zamanlardaki tartışma konusu Euro 2016 ev sahipliğini Fransa’ nın nasıl kazandığı ve Platini’ nin “elinin” bu bu oylamada ki payı.

Fransız gazeteleri bu konuyu “Siyasi Çıkar”, “Siyasi Kazanç”, “Siyasi Başarı” ve benzeri siyasi içerikli konularla bağdaştırıp kutlama havasına girmiş. İnternetteki haberlerin altına yazılan yorumlarda ise ortam biraz daha farklı, Fransızlar Euro 2016 ev sahipliğini haksız kazanç olarak gördüklerini açıkca belirtiyorlar.

Haksız da sayılmazlar. Fransa Milli Takımı’ nın tecrübeli defans oyuncusu Marc Planus’ un kameralar önünde yaptığı açıklama aynen şöyle;

“EURO 2016’ın Fransa’ya verileceğini perşembe akşamı öğrendik. Cuma günü öğle yemeği için restorana giderken resmi sonucun açıklandığını duyduk ve futbolcular, yetkililer arasında büyük bir sevinç yaşandı. Ancak biz zaten sonucun bu şekilde olacağını biliyorduk.”

Olayın perde arkasındakilerin ilanı bununla da kalmıyor! France Info radyosu Sarkozy’ nin sonucun Fransa leyhine olacağını önceden bildiğini ve bunun için oylamanın yapılacağı Cenevre’ ye gittiğini şu anonsla duyurdu;

“Nicolas Sarkozy Fransa’nın EURO 2016 organizasyonunu kazanacağını önceden biliyordu, onun için bizzat Cenevre’ye gitti.”

Ayrıca TFF Başkanı Mahmut Özgener kazanan ülkenin açıklanmasından yaklaşık 15 dakika önce TRT3′ ün canlı yayınla verdiği röportajda UEFA Başkanı Platini’ nin sunumların en başından beri salonda bulunan Abdullah Gül’ e mesafeli yaklaşımının ve diğer sunumlar bittikten sonra Fransa sunumu yapılacakken salona gelen Sarkozy’ ye olan samimi yaklaşımını yadırgadığını açıklamıştı.

Olayın arka planında yaşananlar böyleyken biz hala “tüh 1 oyla kaybettik” modundayız ya işte bu en kötüsü. Şuandan sonra yapılacak birşey elbetteki yok.

“Euro 2016 sürecini ve şu tarihe kadar ön planda olan hiçbir uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapamamış olmamız” gerçeğini düşününce aslında bu işlerin “Bizans Oyunları” usulüyle yürütüldüğü  anlaşılıyor.

Henry’ nin ileride birgün bir basın toplantısında elini “Tanrı’ nın eli” ilan edeceği gün kim bilir belkide “efsane(!) Platini” de yanında olur “efsane olmak karın doyurmuyordu” der.

Olur mu? Olur!

İBYD ve YK Üyeliğim Hakkında

İBYD  ve YK Üyeliğim Hakkında

Son zamanlarda Yönetim Kurulu üyesi olduğum İnternet ve Blog Yazarları Derneği ne yazık ki kötü bir olayla anılıyor. Final döneminde olmamdan ve devam ettirdiğim işlerimden dolayı yaşanan olaylara müdahil olmadım ancak bir açıklama yazma gereği duydum.

Endişeyle izlediğim bu süreçte beni çok üzen bir konu var. Dernekle hiç alakası olmayan, hiç emek vermeyen, hiçbir etkinliğe katılmamış insanların ağır ithamlarını ne İBYD ne de dernekle bir şekilde bağı olan herhangi bir birey haketmemişti. Cahil insanların cahilce saldırılarına derneğin hedef olması bu sürecin en ağır sonucudur. Eminimki bu olayı dernekle bir şekilde bağdaştırmak da büyük çaba gerektirmiştir.

Blog yazan insanları bir araya getirmek için yapılan ve bir çok farklı şehirden gelen 50′ den fazla blog yazarının katıldığı “Blog Yazarları Mangalı”nın dernek kurulmadan önce ve bireysel çabayla organize edildiğini bile bilmeyen cahillerden bahsediyorum. Klavye delikanlılığı konusunda çığır açacak örnekleri çoğaltabilirim, ama sanırım yeterli olmuştur.

Diğer üyeler istifalarını duyurmuşlardı, Barış’ ın yazısından anladığım kadarıyla İBYD’ nin Yönetim Kurulu zaten dağılmış durumda. Dolayısıyla İBYD’ nin YK üyesi değilim artık.

Bu karışık ortamda finallerimi bitirip, işlerimi da yoluna koyup bir an önce memleketime gitmek niyetindeyim. İzlemekle yetindiğim tartışmalar gelecek yüzyıl için bana yeterli diye düşünüyorum!

Hoşçakalın.

146

Büyük Çerkes Sürgünü / Soykırımı’ nın 146. acı günü.


Günlerdir bu yazıya hazırlandığım halde daha bu cümleyi tamamlayıncaya kadar tüm gün içtiğimden daha fazla sigarayı nasıl içtim bende bilmiyorum.

Bugün seni daha çok özlüyorum ve boğazıma düğümlenenleri gözlerimdeki iki damla yaşla çözmeye çalışıyorum. Kimse görmesin diye hemen siliyorum, eğiyorum başımı. Sıradan bir mayıs günü, insanın hiç görmediği vatanı için ağladığına kim inanır ki… Ama ağlıyorum işte ve inanıyorum eğilen başımı kaldıracağım, sevinç gözyaşlarını toprağına akıtacağım!

İmam Şeyh Şamilİmam Şamil’ in bu posterini bir akrabamın dükkanında gördüğüm günü hiç unutmam. Bendeki uyanışın, sorguların ilk günüdür o gün. İlk kez yaşımdan büyük bir duygu için heyecanlanmıştım belkide, ilk kez hiç öğretilmeyeni merak ediyordum. Kahramanlık hikayeleriyle büyüdüğüm Şeyh Şamil’ in resmini ilk görüşüm değildi elbet ve yaşadığım sürecede son olmayacak, unutmayacak ve unutturmayacağım bu silinip gitmeye mahkum edilmiş tarihi.

Bakmayın siz Rusların çizdiği param parça haritaya. Evet belki çok romantik duygularla yazıyorum bu satırları, her zaman cazibesi olmuştur savaşların, soykırımların, sürgünlerin yazarlar için. Ama orada, Kafkasya’ da, Türkiye’ de ve diğer diasporalarda  hala “Birleşik Kafkasya”ya inananlar var biliyorum.

Birgün gelecek silinip gitmeye mahkum edilmiş tarih o katilleri mahkum edecek. Evvelce de böyle olmuştur. Tarih kendine ihanet edenleri affetmemiştir.

İnanıyorum . . . Dünyanın tüm Dağlıları o yeşil cennete, özvatanlarına geri dönecek. Diasporalarda kaybettikleri kültürlerini hala orada direnenlerle yeniden yeşertecek.

Ve birgün! Türkiye özelinde, kendilerini burada oldukları için şanslı addedenleri, dillerini bile bilmedikleri “Vatan” için canını feda edenleri hainlikle suçlayanlar-karalayanlar da yine o katiller gibi tarihçe mahkum edilecektir.

Din kardeşleri yanıbaşlarında kılıçtan geçirilirken, yüzü sözde batıya dönük olanlarda yine tarihin adil terazisinden payına düşeni alacaklardır. Nasıl olurda, dininin sancaktarı olduğuyla övünen devlet yanıbaşındaki 300 yıl süren soykırımı görmezden gelir.

Birde her fırsatta sözde insan hakları savunucuları bir takım soykırımlardan sözederken 300 yıl süren savaşı, daha doğrusu sistemli yok etme çabasını görmezden gelirler. Bilinmeyen, gizlenen, güçlü olanın haklı olduğu dünyada yine güçlü olanın yaptığı soykırımı anlatıyorum size. Bilinmeyenin, gizlenenin içinden en bilinenini, en büyüğünü!

Hala neden görülmez, kabul edilmez!

“Dağlılar teslim olmuyor diye biz davamızdan vazgeçemezdik. Silahlarını alabilmek için yarısının kırılması gerekti. Kanlı savaşta bir çok kabile tümüyle yok oldu. Ayrıca, çoğu anneler bize vermemek için kendi çocuklarını öldürüyorlardı…”(1)

“Gemicilerin gözü doymuyordu. 50-60 kişilik gemiye 200-300 kişi alıyorlardı. Biraz su ve ekmekle yola çıkmışlardı. 5-6 günü aşınca bunlar tükeniyor ve açlıktan salgın hastalıklara yakalanıyorlar, yolda ölüyorlar ve onlar da denize atılıyorlardı. 600 kişiyle çıkan gemiden ancak 370 kişi sağ çıkabilmişti.”(2)

“Savunmaları ile ölümsüzleştirdikleri sahillerden kaçış başladı. Çerkesya artık yok. Dağlardaki artıkları da askerlerimiz yakında temizleyecek ve savaş kısa zamanda sona erecek…”(3)

“Doktor olabilirsin, hatta Tanrı bile olabilirsin ama bu hiç birşeyi değiştirmez. Sen bir Çeçensin ve biz seni öldürebiliriz” (4)

Hangi savaş?

Şartları en ağır savaşlarda, en ağır antlaşmalarda bile bu sonuçlar yaşanmamışken bunca yaşanan şey nasıl olurda inkar edilir. Nasıl olurda bu soykırımın adı “savaş” diye temize çıkarılır.

(1) Rus Tarihçi Sulujiyen’ in 1864 soykırımına dair sözleri.

(2) Fransız Gazeteci A. Fonvill’ in 1864 soykırımına dair sözleri.

(3) Rus St. Petersburg Gazetesi’ nin 1864 Mayıs’ ından bir manşeti.

(4) 2 Şubat 2000′ de Çeçenistan Sağlık Bakanı Ömer Hamdiyev’ e Çernokozova filtrasyon kampında bir Rus asker tarafından söylenen sözler.

Tavsiye:

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&Date=20.05.2010&ArticleID=997738

http://www.circassianworld.com/21May_1864.html

http://video.yahoo.com/watch/5347116/14091680

http://blog.milliyet.com.tr/21_Mayis_1864/Blog/?BlogNo=244722

http://geowyns.blogspot.com/2010/05/21-mays-1864.html

İBYD Yönetim Kurulundayım!

İBYD  Yönetim Kurulundayım!

İnternet ve Blog Yazarları Derneği’ nin ilk yılını doldurması nedeniyle Genel Kurul toplantısı geçen hafta yapılmıştı.

Kurucu arkadaşlar çeşitli nedenlerle aktif görevden ayrılmak istediklerini belirtmişlerdi ve benim de “Sayman”  görevi ile yer aldığım yeni bir yönetim kurulu seçildi.

Derneği kurdukları ve ilk yönetim kurulunda görev aldıkları için ilk yönetimdeki arkadaşlarımı kutlarım. Eminim ki aktif grevden ayrıldıkları halde derneğe olan ilgileri ve destekleri devam edecektir.

Yeni kuruldaki arkadaşlarımı da tebrik ederim, umarım planladığımız işleri başarıyla sonuçlandırırız.

Yeni Yönetim Kurulumuz şu şekilde;

Barış Ünver (Genel Başkan)

Mücahit Yılmaz (Genel Başkan Vekili)

Tolga Özek (Genel Başkan Yardımcısı)

Yasin Yanardağ (Genel Sekreter)

Yücel Karaca (Sayman)

Hayırlı olması dileğiyle . . .

Previous Older Entries